Kan, depresyonun muhbiri mi?

Psikofarmakoloji Derneği’nin “Beyin Aklımızda” sloganı ile düzenlediği 8. Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi & 4. Çocuk ve Ergen Psikofarmakolojisi Sempozyumu’nda konuşan Prof. Dr. Feyza Arıcıoğlu “hastanın şizofreni veya depresyonda olup olmadığını sadece klinik durumu ile değil kanda bakılabilecek bazı biyokimyasal parametreleri de işin içine katarak değerlendirebileceğiz” dedi.

Bilim dünyasını uzun süredir işgal eden konularla ilgi tartışmaların yapıldığı kongrenin güncel gelişmelerin gözden geçirilmesi açısından çok faydalı olduğunun altını çizen Arıcıoğlu inflamasyon konusunda şu açıklamalarda bulundu:

“Kongrede gerek ülkemizden gerekse dünyadan psikofarmakoloji konusunda son derece önemli isimler biraraya gelme fırsatı buldu. Yaklaşık üç gündür üzerinde her yönüyle konuşulan konulardan biri de iltihabın (inflamasyonun) psikiyatrik hastalıklarla ve özellikle şizofreni ve depresyonla ilişkisi idi. Psikiyatrik hastalıklarda iltihaba benzeyen tıbbi literatürde daha çok inflamasyon demeyi tercih ettiğimiz bir durum var.

EVDEKİ İLAÇLAR

Psikiyatrik hastalıkların birçok tipinde; özellikle şizofreni ve depresyonda hastanın kanda kolaylıkla bakılabilecek bazı biyokimyasal parametreler hem hastalığın tanısında hem de sonrasında hastaya reçete edilen ilaçların etkinliğini değerlendirmede hekimlerimize yardımcı olabilecektir. Kongremizde bu parametreler doğrultusunda tedaviye eklenebilecek ve halen piyasada bulunan bazı ilaçların kullanılmasının önemine de değinildi. Aslında özetle hemen her hastanede yapılabilecek kan testleri ile teşhis ve tedavinin etkisini değerlendirebileceğimiz gibi, günümüzde bir çok evde farklı hastalıklar için bulunan bazı ilaçların bu hastalara verilmekte olan psikiyatri ilaçları ile birlikte kullanılabileceği yeni bir dönem başlayacak gibi görünüyor. Umuyoruz bu güncel bilgiler mevcut tedavilere istenildiği kadar yanıt alamayan hastalar için faydalı olur”